KÖYÜMÜZDE ÇİFTÇİLİK

Geçimini toprağı ekerek sağlayan kimselere çiftçi veya rençber denir. yaptıkları işe ise çiftçilik

KARA SABANLA TARIM

 

Yüzlerce yıldır bölgemizde sürdürülen klasik tarım yöntemlerinin vazgeçilmez aracı olmuştur. Tüm gövdesi ahşaptan yapılmış olup, toprağı süren ağaç gövdenin ucuna saban demiri takılır. Saban ucundaki demir şekil olarak bahçeleri kazdığımız belin ucundaki demire benzemektedir.

 

Kara sabanı kullanmak özel beceri ister. Belli bir derinlikte sürmek bir hayli zahmetlidir. Uzun ömürlü olmayıp, kurak toprağı sürerken kırıldığı dahi olur. Kara sabanla sürülen tarla çabuk bitmez, adeta kara sabanla tarlada yapılan iş ilerlemez..

 

ÖKÜZ ARABASI ve BOYUNDURUK

 

Tarımın en yoğun yapıldığı yıllarda bölgemiz ve köyümüz tarlalarında biçilmiş ve deste yapılmış buğday  hasatı resimde görülen bu arabalara yüklenerek harman yerine getirilirdi.

 

Yine resimde görüldüğü gibi arabaya dayalı duran ve boyunduruk denilen koşum aletine, bir çift öküz koşulur. Ekin desteleri yüklenip sıkıca bağlandıktan sonra, yüklü ekin arabası, boyunduruğa koşulmuş hayvanlarla yol boyu çekilerek harman yerine getirilirdi.

 

HARMAN DÖVENI (GEM)

 

Buğdayı başağından çıkartmak ve saman yapmak için kullanılan dövenler.

 

Genellikle çam ağacından imal edilir. Resimde görüldüğü gibi altında kanalcıklar açılarak, içine çakılmış kesici çakmak taşları vardır. Her yeni hasat zamanı pazardan alınarak, döven altındaki eksik olan kesici çakmak taşları tamamlanır veya yenilenirdi.

 

Önü yukarı doğru eğimli ve koşum hayvanlarının çekmesi için zincir bağlantı yeri görülmektedir.

 

Henüz sahah güneş yükselmeden yığınlardan bozulan buğday desteleri düz harman alanı içine saçılır. Sonra da bir veya iki çift koşum hayvanının çektiği ve üzerinde ağırlık olarak bir iki insanın bindiği döğenler üzerinde dönülür durulurdu

 

Havanın sıcaklığıyla gevremiş buğday başakları içinden buğday taneleri çıkıp, gövdeleri saman oluncaya kadar bir müddet sağa, sonra da sola dönülerek sayısız turlar atılırdı.

 

Tamamen saman oluşumu ve buğday ayrışımları gözlendiğinde artık dövenler kenara alınır. Harman üstündeki kaba saman yığıntıları dirgen el aleti ile sağrularak samanlık içine doldurulurdu. Geriye kalan ince samanlı buğday karışık halde tepeleme yığılarak toplanırdı. Yığıntı etrafında birkaç kişi havanın rüzgarlı olması anında yukarı sağrularak, ki buna tınaz denir, içindeki ince saman ayrışana kadar yukarı sağrulurdu.