|
MAHMUT OLTAN SUNGURLU
| ADALET VE MİLLİ SAVUNMA BAKANI
Eski Adalet Bakanı. 1936 yılında Gümüşhane'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini aynı
şehirde yaptı. Bursa Erkek Lisesini yatılı okuyarak 1954 yılında mezun oldu.1960
İstanbul Hukuk Fakültesini bitirdi. Askerlik görevini tamamladıktan sonra 1963
yılında Gümüşhane'de avukatlığa başladı.
1983'de Gümüşhane'de Anavatan Parti teşkilatını kurdu ve aynı yıl Gümüşhane
Milletvekili seçildi. 17 Ekim 1986'da I. Özal Hükümetinde Adalet Bakanlığına
getirildi. Seçime giderken Bakanlıktan ayrıldı.
1987 seçimlerinde yeniden Gümüşhane Milletvekili seçildi. II. Özal Hükümetinde;
ilki 21 Aralık 1987'de, ikincisi 30 Mart 1989'da olmak üzere iki kez aralıklarla
yine Adalet Bakanlığına getirildi. 9 Kasım 1989'da kurulan Akbulut Hükümetinde
de aynı görevini sürdürdü. 1991 seçimlerinde ikinci kez Gümüşhane Milletvekili
seçildi. II. Yılmaz Hükümetinde Milli Savunma Bakanlığını üstlendi. 1995
seçimlerinde üçüncü kez Anavatan Partisinden Gümüşhane Milletvekili seçildi. 30
Haziran 1997'de III. Yılmaz Hükümetinde beşinci kez Adalet Bakanı oldu. 1999
seçimlerinde Meclis dışında kaldı. Anavatan Partisinde Genel Başkan Baş
Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı olarak görev yaptı.

| İŞADAMI
1936 yılında Kelkit'te, bölgenin köklü ailelerinden birinin
oğlu olarak dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Kelkit'te, lise öğrenimini
Erzincan'da tamamladı. 1956-1960 yılları arasında İstanbul Yüksek İktisat ve
Ticaret Mektebi'nde okudu. Öğrencilik yıllarında "Talebe Cemiyeti" başkanlığı
yaptı. 1958'de daha öğrenimini bitirmeden iş hayatına atıldı. Nakliyecilik,
müteahhitlik, otomobil, ticari araç ve inşaat makinaları gibi değişik
sektörlerde ticaret yaptı. 1961 yılında ilk şahsi şirketini kurdu, 1970 yılına
kadar şirket toptan ticaret alanında varlık gösterdi.
1974'te yeni şirketiyle, sanayi alanına adım attı. 1974'ü izleyen yıllarda
İstanbul Ticaret Odası Meclis ve Yönetim Kurulu Üyeliği'ne, Türkiye Odalar ve
Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği'ne seçildi.
1979 yılında Milliyet Gazetesi'ni devralarak, basın ve yayıncılık dünyasına
girdi, 1994 yılında Hürriyet Gazetesi'ni de satın alarak medyadaki varlığını
pekiştirdi, çalışmaları ile bu alanda yükselen bir grafik çizdi. 1986-96 yılları
arasında Türkiye Gazete Sahipleri Sendikası Başkanlığı'nı yürüttü. 1998 yılında
Tokyo'da yapılan Dünya Yayıncılık Birliği (World Association of Newspapers -WAN)
toplantısında seçimle Yönetim Kurulu Üyeliği'ne getirilen ilk Türk oldu.
1999 yılında T.C. Devlet Üstün Hizmet Madalyası ile ödüllendirildi. 1999 yılında
yılında Girne Amerikan Üniversitesi'nden, 2000, 2001 ve 2005 yıllarında ise,
sırasıyla, Ege Üniversitesi, Bakü Devlet Üniversitesi ve Marmara
Üniversitesi'nden fahri doktora ünvanı aldı.
1996 yılında Aydın Doğan Vakfı'nı kurarak, kültür, eğitim, sosyal alanlarda
yapmakta olduğu hizmetlerini bir şemsiye altına topladı. Kendisini ve aile
fertlerinin ismini taşıyan sekiz okul yaptırdı. Vakıf her yıl dünyanın en saygın
ödüllerinden biri olan Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması'nı
düzenliyor, Genç İletişimciler Yarışması ile de iletişim öğrenimi görenlere
destek veriyor. Ayrıca verdiği Aydın Doğan Ödülü'yle edebiyattan müziğe,
mimarlıktan sosyal bilimlere kadar çeşitli kültür ve sanat alanlarına da destek
oluyor.
Aydın Doğan, 1977 yılından bu yana İstanbul Ticaret Odası vergi rekortmenleri
arasındadır. 1961 yılında üç kişiden oluşan şirketini bugün 11.000'i aşkın
çalışanıyla Türkiye'nin en büyük üç grubundan biri haline getirmiştir. Doğan
Grubu'nun medyadan enerji dağıtımına, endüstriden turizme, telekomünikasyondan
sigortacılığa kadar geniş bir sektörel yelpazede üretim yapan ya da hizmet veren
şirketleri bulunmaktadır.
Aydın Doğan evlidir, dört çocuk ve dört torun sahibidir.
SİNAN
AYGÜN | ATO BAŞKANI (SANAYİCİ)
Aslen Gümüşhane Köseli olan Sinan Aygün 1959 yılında Ankara’da doğdu. İlk, orta
ve lise eğitimini Ankara’da tamamladı. Gazi Üniversitesi İngiliz Dili ve
Edebiyatı Bölümü’nden mezun olan Aygün, Ankara Ticaret Odası Başkanlığı görevini
yaklaşık 8 yıldır yürütüyor. Aygün, aynı zamanda TOBB Ticaret Odaları Konsey
Başkanlığı ve TOBB Genel Kurul Başkanlığı görevlerini de sürdürüyor.
1999 yılında Anadolu Basın Birliği tarafından "Yılın Sanayici ve İşadamı" ödülü,
ayni yıl TÜSIAV tarafından "Yılın İşadamı" ödülü, yine ayni yıl "Mevlana Özel
Ödülü", 2000 yılında Akdeniz Gazeteciler Derneği (AGD) tarafından "Yılın Adamı"
ödülü, 2001 yılında IZDER tarafından "Yılın Sivil Toplum Örgütü" ödülü, yine
2001 yılında Yolsuzlukla Mücadele Derneği (YMD) tarafından "Yılın Adamı" ödülüne
layık görülen; ekim ayında, Milletvekillerinin maaş ve özlük hakları konusunda
Anayasa Değişikliği’ne ilişkin tavrı nedeniyle Hukukun Egemenliği Derneği
tarafından "Ayin Kişisi" olarak seçilen Sinan Aygün; Ankara Ticaret Odası
Başkanlığı görevini yaklaşık 4 yıldır sürdürmekte. Evli ve bir çocuk babası.

İSMAİL HAYAL | ŞAİR
Gümüşhane'de doğdu. İlk, orta ve liseyi Trabzon'da,
Üniversiteyi Ankara Gazi Üniversitesi'nde okudu. Eğitim Bilimleri mezunu. Kars
Kağızman ve Gümüşhane'de idareci ve öğretmen olarak çalıştı. Şiir, karikatür,
resim ve desen çalışmaları ulusal ve yerel gazetelerde yayımlandı. Halen
Gümüşhane Rehberlik ve Araştırma Merkezi'nde Psikolojik Danışman olarak
çalışmaktadır. Evli ve iki çocuk sahibidir.
ESERLERİ
Köyüm Demirören (Araştırma) , Hayalce (Şiir) , Gümüşhaneli
Şairler Antolojisi(Araştırma) , Hayal Dükkanı (Gazete Yazıları) ve Hasret (Şiir)
Hayallerim Kaldı Bahçelerinde
Ey hasreti gönlüme yaptığım düğüm
Bir hüzün tadında sensiz gördüğüm
Yeleleri gümüş, yolu kördüğüm
Zamanı bekleyen yok bu şehirde
Hayallerim kaldı bahçelerinde
Derdimi dağlara vurdum inledim
Serin sularında üşüdüm çimdim
Lisan-ı hal ile gördü düşlerim
Beklediğim sürgün yok bu şehirde
Hayallerim vardı bahçelerinde
Leyli bir nazarla girdim koynuna
Ebem kuşağının düşüp ardına
İbrahim gibiyim aşkın narına
Katreler kâr etmez yok bu şehirde
Hayallerim yandı bahçelerinde
Eski bir masaldı pestil tadında
Üşüdü yüreğim yâr kucağında
Bir deli rüzgârın kumu selinde
Vuslatı beklerim yok bu şehirde
Hayallerim savdı bahçelerinde
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin
kendisine aittir.
ERTUĞRUL
SAĞLAM | MİLİ FUTBOLCU-TEKNİK ADAM
Ertuğrul Sağlam, 19 Kasım 1969da Zonguldak Ereğli'de doğdu. Aslen Gümüşhane'nin
Torul ilçesine bağlı olmakla beraber Zonguldak Ereğli'de doğup büyüdü. 4 çocuklu
ailenin üçüncü çocuğu. İlk, orta, lise eğitimini Ereğli'de tamamladıktan sonra
bu dönem içerisinde Ereğli Erdemirspor'un minik, yıldız, genç, amatör
takımlarında futbol oynayıp daha sonra Yıldız Teknik Üniversitesi Metalürji
Mühendisliği bölümünü kazandı. İstanbul'a geçiş yaptı. İstanbul'da Yıldız Teknik
Üniversitesi'ne kayıt yaptırırken o dönemde Fenerbahçe'nin altyapısında görevli
olan Yılmaz Yücetürk'ün tavsiyesi ile Fenerbahçe'nin genç takımına gitti. Burada
hem futbol hayatı hem de üniversite hayatını devam ettirdi. Aynı zamanda genç
milli takımda da görev yaptı. Bir sezon sonra çeşitli sebeplerden dolayı
Fenerbahçe'den 1986 senesinde Gaziantepspor'a transfer oldu. İlk profesyonel
futbol hayatı böylece başlamış oldu. 86-87 sezonu Gaziantep'te ilk
profesyonelliğe geçişi idi. Daha sonra Gaziantep'te bir sene daha oynadıktan
sonra Samsunspor'un ilk transferi olarak 89-90 sezonunda bu takıma geldi. O
dönem içerisinde her yıl artan bir grafikle 5 sezon görev yaptı. 5 sezon
sonrasında da o zamanki Türk futbol tarihinin en fazla ücretiyle Beşiktaş'a
transfer oldu. 6 sene görev yaptı. Daha sonra tekrar 2000 yılında Samsunspor'a
dönüş yaptı. 3 sezon daha Samsunspor'da futbol oynadıktan sonra 2002?2003
sezonunun sonunda futbol hayatına noktayı koydu. Futbolu bıraktığı günden hemen
sonraki gün antrenörlüğe geçiş yaptı. İlk sezonda Vanoski?yle daha sonra Cici
Multescu ile yardımcı antrenörlük görevinde bulundu. Daha sonra 2004-2005
sezonunda ilk olarak Samsunspor'da teknik sorumlu olarak görev yapmaya başladı.
Geçen sezon da Kayserispor'da göreve başladı. Bu dönem içerisinde Türkiye
liglerinde 128 gole imza attı. Milli takımda da 26 maçta 11 gol atma başarısını
gösterdi.
| MİLLİ FUTBOLCU-TEKNİK ADAM
Gümüşhane'nin Köse İlçesi Bizgili Köyü'nde 1961 yılında
dünyaya gelen Ziya Doğan, 1975 yılında Beşiktaş'ın altyapısında futbol hayatına
başladı. Beşiktaş'ta 12 yıl futbol oynayan Doğan, Adnan Dinçer, Serpil Hamdi
Tüzün, Metin Türel, Dorde Miliç, Stankoviç ve Milutinoviç gibi ünlü teknik
direktörlerle çalıştı.
Daha sonra sırasıyla Ankaragücü, Kocaelispor ve Zeytinburnuspor'da top koşturan
Doğan, 8 Ağustos 1993'de yine Beşiktaş formasıyla futbola veda etti.
1993-1999 yılları arasında Kadri Aytaç, Adnan Dinçer, Ali Kemal Denizci, Saffet
Susiç, Leo Benhaeker, Herbert Neumann gibi teknik direktörlerle birlikte
antrenör olarak İstanbulspor'da çalışan Ziya Doğan, ilk teknik direktörlük
sınavını 1999'da Adanaspor'da yaşadı.
Küme düşme potasındaki takımın ligde kalmasını sağlayan Doğan, 1999-2000
sezonunda, İstanbulspor'un teknik direktörlüğüne getirildi.
Ziya Doğan, 2000-2001 sezonunda ise İtalyan Nevıo Scala'nın yardımcısı olarak
Beşiktaş'ta antrenörlük yaptı. Daha sonra 2001-2002 sezonunun 7. haftasında
Malatyaspor'da göreve başlayan Doğan, 2.5 sezonluk görev süresinde Malatyaspor'u
tarihinde ilk kez UEFA Kupası'nda mücadele etmesini sağladı. Trabzonspor Teknik
Direktörü Ziya Doğan, teknik direktörlük kariyerinde ilk kez bir takımın başında
Türkiye Kupası'nda finale yükseldi ve kupayı kazandı.Bir süre Gençlerbirliği ve
Malatyaspor Teknik Direktörlüğü yaptıktan sonra tekrar Trabzonspor'a geri döndü.

Lütfi Doğan |Din ADAMI
Türkiye Cumhuriyetinin 10. Diyanet İşleri Başkanı olan Lütfi
Doğan, 1930 yılında Gümüşhane'nin Kelkit İlçesi Salyazı Beldesi'nde doğdu.
Kur'an-ı Kerim okumayı Babası Mehmet Fehmi Efendi'den öğrendi ve hıfzını dayısı
Hafız Fevzi Efendi'den tamamladı. Arapça ve dini ilimleri Abdurrahman Efendi ve
Gümüşhane eski müftüsü Ragıb Efendi'den okudu.
Askerlik görevinden sonra, özel olarak dini ilimler tahsiline
devam etti. Hariçten ilkokulu bitirdi ve imam-hatip olarak göreve başladı. 1954
yılında Kemah İlçe Müftülüğüne ve 1960 yılında da Erzincan il Müftülüğüne tayin
edildi. Aynı yıllarda hariçten Ortaokul ve Erzincan Lisesini bitirdi. 1964-1965
öğretim yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini birincilikle bitirdi.
Ankara müftü yardımcılığı ve Ankara vaizliği görevlerinden
sonra Diyanet İşleri Başkanlığı müfettişliği görevine atandı. Din İşleri Yüksek
Kurulu Üyesi iken Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığı'na tayin edildi. 15 Ocak
1968 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı görevine vekâleten atanan Lütfi Doğan,
bu görevi 25 Ağustos 1972 tarihine kadar yürüttü. Dini ve ilmi konularda
muhtelif dergi ve gazetelerde 100'den fazla makalesi yayımlanmıştır.
Başlıca eserleri şunlardır: Huzur ve Saadetin Esasları,
Mutluluğun Kazanılması, Cihadla İlgili Ayet ve Hadisler, Kütüb-ü Sitte
Müelliflerinin Hal Tercümeleri, El Hücurat süresinin tercüme ve Tefsiri.
1973-1980 yılları arasında Erzurum Senatörlüğü yapan Lütfi Doğan, 1991 yılında
seçildiği Gümüşhane Milletvekilliği görevini 1995 yılında da seçilerek devam
ettirmektedir. Arapça, Farsça ve Fransızca dillerini bilmektedir
Cemil TÜRKYILMAZ |Aşık Selmani
1960 yılında Gümüşhane’nin Kazantaş Köyünde
dünyaya geldi.Aynı Köyde İlkokulu bitirdi.Orta ve İmam-Hatip lisesini
Gümüşhane’de tamamladı.
1985 yılında Manisa Alaşehirde Din görevlisi
olarak göreve başladı. Halen bu göreve devam etmektedir.Aynı zamanda Aşık
Selmani Mahlasıyla Aşıklık geleneğini devam ettirmektedir.
Aşık Selmani
(Cemil TÜRKYILMAZ’dan) bir deyiş ;
Ne diyeyim dostlar,insanlar vardır.
Kararmış kalpleri kömüre benzer
Az da olsa, güzel lisanlar vardır.
Tertemiz yaşanmış ömüre benzer
Para için dosta sırtı dönenler
Sevgiyi saygıyı yere gömenler
Gözlerinde hakkın nuru sönenler
Pisliğe bürünmüş çamura benzer
Bu dünyada kadir kıymet bilenler,
Dost ile ağlayıp, dostla gülenler
Fakirle yoksulla ekmek bölenler
Pamuk gibi köpen, hamura benzer
Aşık Selman, insanlığın aşığı
Cemali babadan gelir ışığı
Berekettir Erenlerin kaşığı
Sicim gibi yağan yağmura benzer

| SİYASET ADAMI, YAZAR
1326 (1910) Gümüşhane doğumludur. İlk, ortaokulu Gümüşhane’de,
Öğretmen Okulunu Trabzon’da okudu. Ankara Gazi Üniversitesi Edebiyat bölümü ve
Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü’nü bitirdi. Gümüşhane’de 22 yıl öğretmen ve
idareci olarak çalıştı. Erzincan’da Topçu Yedek Subay olarak askerlik görevini
ifa etti.
TBMM 10 ve 12. dönem Gümüşhane milletvekilliği yaptı. Bolu Suni Tahta Fabrikası
ile Karabük Demir çelik İşletmeleri’nde Yönetim Kurulu üyesi oldu. Denizcilik
Bankası Murakıplığı görevinde bulundu.
19 yıl Gümüşhane Halkevi Kültür ve Edebiyat Kolu Başkanlığı, 10 yıl Kızılay
Derneği Gümüşhane Şubesi Başkanlığı, Gümüşhane Türk Hava kurumu, Çocuk Esirgeme
kurumu, Verem Savaş Derneği Yönetim Kurulu’nda üye olarak çalıştı.1946 da
Gümüşhane Lise Açma Yaptırma ve Yaşatma derneği’ni, 1949’da Öğretmenler
derneği’ni kurdu ve başkanlığını yaptı. 10 yıl il gazetesi olan Gümüşeli
Gazetesi’nin Yazı işlerini yürüttü.
Ankara’da Türkocakları Genel Merkez Yönetim Kurulu ile Çocuk esirgeme Genel
merkez Yönetim Kurulu üyeliklerine seçildi. 1954’te Gümüşhane Yüksek Öğrenim
Kültür ve Yardımlaşma derneği’ni kurdu ve 4 yıl başkanlığını yaptı.
Türk Parlementerler Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği yapmıştır. Bunun yanı sıra
Gümüşhane kültürüne çok değerli eserler kazandırdı. Bunlar;
Aşık Hicrani, Gümüşhane Kültür Araştırmaları ve Yöre Ağızları, Gümüşhaneli Eski
Şairler ve Türküler, Rusların Gümüşhane İlini İşgali, Trabzon Salnamelerinde
Gümüşhane Sancağı, Büyük Veli Gümüşhaneli Ahmet Ziyaüddin Hazretleri, Siyaset
Dünyamızdan ve Ölümünün 60. Yıldönümü nedeniyle Cenap Şehabettin'in Avrupa
Mektupları
Biri kız üç çocuğu vardır.
AHMET
ŞEVKİ AKAGÜN | SANATÇI
Gümüşhane'li olan Ahmet Şevki Akagün;
1956 yılında Ankara'da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Gümüşhane'de Güzel
Sanatlar eğitimini İstanbul'da tamamladı. İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi
Uesyo Grafik Tasarım bölümünden
1979 yılında mezun oldu.
Akademide eğitim pedegojisi programına katılarak sanat eğitimi öğretmenlik
sertifikası aldı. Sanatsal Deseni; Reşat Atalık ve Kemal Bilensoy'dan, Grafik
tasarımı; Yurdaer Altıntaş'tan, Amblem tasarımını; Bülent Erkmen'den, Afiş ve
görsel bildirişimi; Turgay Betil'den, Sanatsal baskıyı; Fethi Kayaalp'ten,
Fotoğrafı; Erdemir Akagün, Levent Tuna, Ahmet Kayacık ve Cafer Türkmen'den,
Grafik Resimi; Dincer Erimez'den öğrendi. Ressam Ulvi Soyarslan Atelyesinde
çalıştı. Okul öncesi Hüseyin Parıltan'dan desenin gizemini öğrendi.
Endüstri tasarımın temelerini babası Nidai Akagün'den ve İnsanlar arası
iletişimin inceliklerini annesi Leman Bayrakdar Akagün' den öğrendi.
Farklı zamanlarda karma ve yarışma sergilerine katıldı. Sanat felsefesi ve sanat
eğitimi konusunda teorik çalışmalar ve sanatsal eleştiriler yazan Ahmet Şevki
Akagün, endüstriyel grafik tasarım, fotoğraf çalışmaları yanı sıra sanat ve
tasarım eğitimleri de vermektedir.
Tasarım, heykel ve resim çalışmalarına devam etmektedir.

| ŞİRAN MÜFTÜSÜ
1875 yılında Gümüşhane Şiran Sarıca Köyü’nde doğdu. Dini
alanda kendini yetiştirerek Şiran müftüsü ünüyle anılır oldu. 1919 yılında
Erzurum Kongresi’ne Şiran temsilcisi olarak katıldı. Kongrede imalı bir şekilde
Cumguriyet’in kurulmasını teklif etmiştir. Erzurum Kongresi'nin açılış ve
kapanış dualarıyla Atatürk’ün dikkatlerini çekti. Bu nedenle 9 Ağustos 1335
(1919)'da Mustafa Kemal, O'na yazdığı bir tezkere ile teşekkür etmiştir.
1950 yılında Şiran’da hayata gözlerini yumdu.
Araş.Gör. Tuğba Ölmez
1975 yılında Gümüşhane’de doğdu. !993 yılında Söke Lisesinden mezun olarak aynı
yıl İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümüne girdi. Çevre
Mühendisi ünvanını 1997 yılında aldı. İ.T.Ü. Çevre Mühendisliği yüksek lisans
programından ise 1999 yılında mezun oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi, İnşaat
Fakültesi, Çevre Mühendisliği bölümünde 1998 yılından itibaren Araştırma
Görevlisi olarak çalışmaktadır. 1999 yılında başladığı İ.T.Ü. Çevre Mühendisliği
doktora programına devam etmektedir. Lisans Bitirme tezinden başlayarak
endüstriyel atıksuların ileri oksidasyon yöntemleri ile arıtılması konularında
çalışmaktadır. İlgilendiği çalışma alanları su kimyası, çevre kimyası ve
endüstriyel
ÇALIŞMA ALANLARI
Çevre Kimyası
Endüstriyel Kirlenme Kontrolu
Su Kimyası
Çevre Mühendisliğinde Kimyasal Prosesler
Sahrap
Soysal
Sahrap Soysal 10 Kasım 1959'da Gümüşhane'de dünyaya gelmiştir. Deneme
Lisesi'nden mezun olduktan sonra ODTÜ'nün Kimya bölümünü kazanmıştır.
Üniversiteden 1983'te mezun olduktan sonra 1988 senesinde İşletme, Pazarlama ve
Halkla İlişkiler Programlarını okumak üzere Londra'ya gitmiştir. 1983 ile 1997
seneleri arasında çeşitli şirketlerde üst düzey yönetici olarak görev yapmış,
1998 senesinde ikizlerinin doğumu sebebiyle iş hayatına ara vermiştir.
2000-2001'de mahmure.com'da "Anne ve Çocuk" köşesini hazırlamış ve sonrasında
2001-2003 yılları arasında Kanal D'de "Mutfak Keyfi" programını hazırlayıp
sunmuştur. 2002'den bu yana ise Doğan Yayın Grubu'nda bulunan Hürriyet, Milliyet,
Posta ve Milliyet gibi gazetelerde yayın danışmanlığı ve editörlük yapmaktadır.
2003'den bu yana Hürriyet Almanya basımında her hafta çıkan "Sahrap Soysal'la
Ziyafet" dergisini hazırlıyor. "Bir Yemek Masalı", "Anne Ben Acıktım" ve "Sevgilim
Akşama Ne Pişirdin" adlı 3 yemek kitabı olan Soysal, Bir Yemek Masalı isimli
kitabıyla Gourmand Yemek Kitapları yarışmasında dünya birinciliğini kazanmıştır.

| SİYASET ADAMI
1300 (1884) Rumî senesinde Gümüşhane’de doğdu. Çocukluk
yıllarını Gümüşhane’de geçirdi. İbrahim Lütfi Paşanın oğludur. 1321 senesinde
Galatasaray Sultanisini bitirdi. Bundan sonra Gümüşhane’de ticarete başladı.
Erzurum Kongresine “Murahhas-ı Mesul” olarak katıldı. Gümüşhane’den mebus
seçilerek İstanbul’daki Meclis-i Mebusan’a iştirak etti. 1923’de yapılan 2.
Devre intihabında Halk Fıkrası (partisi) dışında bağımsız olarak adaylığını
koymuş ve seçimi kazanarak Gümüşhane müstakil mebusu sıfatıyla meclise girmiştir.
Daha sonra Kazım Karabekir Paşanın kurduğu Terakkiperver Fırkaya giren Zeki Bey,
İzmir süikasti hadisesinde arkadaşları ile birlikte tevkif edilmiş, yapılan
mahkeme sonunda beraat ederek meclise dönmüştür. Bundan sonra siyasi hayatı
bırakarak İstanbul’a yerleşmiş,
7 Temmuz 1952 tarihinde vefat etmiş ve Edirnekapı şehitliğine defnedilmiştir.

| İSLAM ALİMİ
Beynelmilel şöhrete sahip, nâdirü’l-emsâl, meşhur bir İslam
âlimi, gerçek bir âbid ve zâhid, cihâd-ı ekberi ve cihâd-ı küffârı bihakkın eda
etmiş örnek bir mücâhid, turuk-ı aliyyemiz silsilelerinde kendi adına özel bir
şube teşkil edecek kadar ileri mertebede bir şeyhler şeyhi, aşkın en yüksek
tasavvufî makam olduğuna dair bir eser yazmış olmasına rağmen, şöhret ve
şatafata kapılmamış, ilm-i zâhiri ve ilm-i bâtını, tasavvufu, tarikatı ve
şeriatı beraber götürmüş, ehl- i sahh ve ehl-i temkinden, çok ciddi ve çok vakur
bir ârif-i kâmil; yüzden fazla kâmil mürebbî ve halîfe yetiştirmiş bir mürşid-i
kâmil ve mükemmil, nice nice hadis, kelam, fıkıh ve tasavvuf eseri yazmış çok
velud bir müellif; muhaddis, mütekellim, fakih, kutbü’l-aktâb, gavsü’l-vâsılîn”
Ahmed b. Mustafa b. Abdurrahman el-Gümüşhânevî 1228/1813 senesinde Gümüşhane’nin
Emirler Mahallesinde dünyaya gelmiştir.
Ondokuzuncu yüzyıl gibi Osmanlı Devleti’nin çalkantılı, buhranlı bir devrinde
yaşamış olan Gümüşhânevî hazretleri; tarikat anlayışı, tekkesi, irşad hususiyeti,
bir milyondan fazla müridi, padişahlar nezdindeki nüfûzu, tasavvuf, fıkıh ve
hadise dair eserleri ve dünyanın çeşitli bölgelerine gönderdiği yüz on altı
halifesiyle günümüzde de halen canlılığını m uhafaza eden bir tesir ve şöhrete
sahiptir.
Gümüşhânevî hazretleri 7 Zilka de 1311/13 Mayıs 1893 senesinde sabahleyin saat
on sularında ansızın gözünü açıp “Hepsini isterim Ya Kibriyâ’!” diyerek dâr-ı
bekâya irtihal eylemiştir. Kabri, Süleymaniye Camii avlusunda Kanûnî Sultan
Süleyman Türbesi’nin kıble tarafındadır. Yanlarındaki kabirde zevceleri Havva
Seher Hanım yatmaktadır.
Bu Fakir ve Zaif Ahmet Ziyaüddin der ki:
İnsanların yararlanması için ve bir de benden taleb edilmesi üzerine bir kısım
hadis kitaplarından seçmek ve kısa olanlarını tercih etmek sureti ile hadisleri
derleyip toplamak istedim.
Allah Tealâdan hayrı taleb ettikten sonra, muteber hadis kitaplarından hükümleri
ve mealleri açık olan ve ancak isnadları haz edilmek sureti ile hadisleri cem
etmeğe başladım. Topladığım bu hadislerin, hıfz edilmesi kolay, faydası umumi ve
bereketinin de şumullü olması için, dinin esaslannı ve onun usul ve kaidelerini
ihtiva edenlerini toplamış oldum.
Allaha Hamd olsun, güzel bir hadis kitabı böylece husule geldi. Bu hadislerden
her birinin sonunda, hadis âlimi imamlardan hangi imamın o hadisi kitabına derc
etmiş olduğunu ve sahabeden olan ravilerini (yerine göre) bir raviden dokuz
raviye kadar zikrettim. Keza hadisin, sahih, hasen, veya kavi ve zaif gibi
nevilerine de işaret ettim.
| Şair
1927 senesinde Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde doğmuştur.
1951’de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olarak serbest
avukatlığa başlamıştır. 1961 yılında Gümüşhane’den milletvekili seçilerek
1972’ye kadar Gümüşhane’yi milletvekili olarak temsil etmiştir. 1980 yılında
Kültür Bakanlığı Müşavirliğine atanmıştır. 1988 yılında Türkiye Kızılay Derneği
Genel Merkez Kurulu üyeliğine, üç yıl sonra da Kızılay Genel Başkan vekilliğine
seçilmiştir. Evli ve beş çocuk babasıdır. Özdemir elli yılı aşkın bir süredir
şiirle uğraşmaktadır. “Hayat Şiiri”, “Yağmur Sonrası”, “Yitik Sevgi”, “Vakit
Geçti Yorgunum”, “Zaman ve Aşk” adlı şiir kitapları yayınlanmış ve bazı şiirleri
de bestelenmiştir.
| DİN ADAMI
Şiran İlçesinde ve diğer İl ve İlçelerde
Şeyh-i Şeyrani olarak bilinen Hacı Mustafa Efendi, yetiştirdiği öğrenciler ve
güvenilir kişiliği ile İlçe insanına gönülde taht kuran evliyalarımızdan biridir.
1829 yılında Ruslar’ın Bayburt yöresine işkal etmesi üzerine, Sarıca köyleri,
Çimen dağlarındaki Boğazyayla köyünün yaylasında Belen yaylası denilen yere
göçerler, bir rus baskınına karşı.Gündüz gelir atlarla tarladaki ekinleri biçer,
gece de çıkar yaylada otururlarmış.İşte bu yıllarda bir yağmurlu gecede Belen
yaylada cıngırlık denilen kuyunun yayında Şeyh-i Şeyrani hazretleri dünyaya
gelir.Şeyh_i Şeyrani’nin doğduğu yer taşlarla çevrili hala muhafaza edilir.
Babası sarıca köyünde Ömer Efendi, annesi Babacan köyünden Nasulı oğullarından
Havva Hatun’dur.
İlk tahsilini Şiran’da yapan Şeyh-i Şeyrani, medrese tahsilini yapmak üzere
amcasının oğlu Ahmet Efendiyi kader arkadaşı yaparak yanına alır ve onunla
birlikte Trabzon’a gider. Trabzon da kayıt yaptırmak için medreseye başvururlar.
Taşradan geldiklerinin hesabı yapılarak medresenin en kötü odalarından birisi
gösterilir ve denirki; “Bu odada durursanız kaydınızı yapalım.” Bunun üzerine
Mustafa Efendi der ki “Yeter ki Bizi Medreseye alın, biz her şeye katlanırız”
Müderris kayıtlarını yapar ama bakar ki çok kısa sürede büyük başarı sağladı,
bunun üzerine medresenin en güzel odalarından biri verilir.
Medreseden icazet aldıktan sonra Yurdun çeşitli Bölgelerini gezen Hacı Mustafa
Efendi, gittiği yerlerde saygı ve sevgi ile karşılanırmış
Mustafa Efendi bir yerde kalıcı değilmiş.Sık sık seyahatlere çıkarmış.Sık sık
evden gidermiş.Yine bir kesrinde Uşak’a gidiyor, amcasının oğlu kader arkadaşa
Ahmet Efendi gidip getiriyor.
Bir ara Şiran’da tekke kurma çalışmalarına başlayan Hacı Mustafa Efendi, bu
sırada Sarıca köyündeki Telli sülalesinden Ali çavuş ile arası açılır.Alı
Çavuş’a sinirlenen Hacı Mustafa Efendi, Çorum’a yerleşmek üzere Şiran İlçesini
terk eder bir daha da dönmez.
Çorum’a yerleşen Şeyrani, İlmi, ahlaki davranışları ile Tokat, Çorum, Amasya,
Trabzon gibi yerlerde dilden dile anlatılmaktadır.
Çeşitli kitaplar ve şiirler yazdığı söylenen Hacı Mustafa Efendi’nin basılı
eserlerine henüz rastlanmadı.Dilistan, Bedestan ve Gülistan isminde üç kitabının
olduğu söylenir.Hatta bunların sonradan bir çuval içerisinde tarlaya gömüldüğü
de anlatılan riayetler arasındadır.
Şeyrani’nin, Çorumda da çok öğrenci yetiştirdiği bilinen bir gerçektir.Bazı
kaynaklarda Şeyrani’nin ismine rastlamaktayız.Şehler Şeceresinde Çorum-i Mustafa
Rum-i Faruk Şeyrani diye yazılmıştır.Türkiye gazetesinin yayınlamış olduğu
evliyalar Ansiklopedisinde şu kayda rastlamaktayız.(1)
1920 yılında vefat eden Mustafa haki Efendi, İlmi, Ahlaki, Tevazuu Tokat, Çorum,
Sivas, Amasya ve Yozgat’da dilden dile anlatılmaktadır.Mustafa Haki Efendi ilk
tahsilini Tokat’da yaptıktan sonra Çorum Şeyh-i Şiranlı Mustafa Efendiye talebe
olup icazet aldı. |