|
Bereketle İlgili Halk İnançları: |
|
Ekmek
kırıkları atılmaz, toplanıp yenirse evin bereketi çok olur denir. |
|
Sokak
kapısının arkasına asılan diken aileyi nazardan korur, ekin asılırsa
bereket çok olur. |
|
Sofraya
önce büyükler oturur, yoksa sofranın bereketi kaçar. |
|
Yatakta
yayılıp yatanın rızkı bol, büzülüp yatanın az olurmuş. |
|
Ekmek
kırıntılarını yere atmak, ayakla çiğnemek evin bereketini götürür. |
|
Bıçakla
ekmek kesilmez, evin bereketi kaçar. |
|
|
|
Doğum,
bebek, çocuk ve Kırkla İlgili Olan Halk İnançları: |
|
Çocuklara nazar değmemesi için nazar boncuğu takılır. |
|
Çocuk
yalnız bırakılmaz, bırakmak gerekirse yanına bir süpürge konur. |
|
Çocuğun
üstünden atlanmaz, atlanırsa boyu kısa kalır denir. |
|
Doğum
yapmış bir kadının gece gezmesi iyi sayılmaz. |
|
Evde
bebek emeklerse misafir gelir, denir. |
|
Erkek
çocuğun kesilen ilk saçı atılmaz, babasının cebine bereketi artar
inancı içinde konur. |
|
İkindiden sonra bebek çamaşırı güneşe asılmaz. |
|
İki
bebek kırkı çıkmadan aynı odada bulundurulmaz. |
|
Bulundurulursa birinin büyüyeceğine diğerinin kısa boylu kalacağına
inanılır, buna kırk basar denir. |
|
Kırkı
çıkmamış bebek sokağa çıkarılmaz, mezarlığın yanından geçirilmez;
tersi yapılırsa kırk basar denir. |
|
Kahve
içen oğlan çocuğunun bıyıkları çıkmaz, köse kalır. |
|
Küçük
çocuk avucunu çok sıkarsa büyüyünce cimri olur. |
|
Bebeğin
tabanından öpüldüğünde erken yürüyeceğine inanılır. |
|
Bebegin
dudağından öpüldüğünde erken konuşacağına, ensesinden öpüldüğünde
inatçı olur. |
|
Küçük
çocuk apış arasından bakarsa eve misafir gelir. |
|
Loğusa
kadının kırk gün sokağa çıkması iyi sayılmaz. |
|
Yeni
doğan çocuğun kopan göbeği nereye atılırsa o mesleği seçermiş. |
|
Yeni
gelinin kucağına erkek bebek verilir. |
|
Yeni
doğan bebeğin eline iyi huylu olsun ve iyi okusun diye kalem
tutturulur. |
|
Yeni
doğan bebek Cuma günü yıkanmaz. |
|
Yeni
doğan bebeğin ağzına üflenirse o bebeğin cana yakın olacağına
inanılır. |
|
Kırklı
bebeğin başının altına Kuran, muska, bıçak, çörek otu konulur. |
|
Kırklı
kadın kırkının çıkacağı gün üç yakın komşuya gider, daha sonra evden
uzaklaşabilir. |
|
Kırklı
çocuğu görmeye gelen kişi, kırk basmaması için demir veya kağıt para
verir. |
|
Kırklı
çocuğun yanına kedi veya köpek sokulmaz, aksi halde "al" basar. |
|
Kırklı
çocuk yalnız bırakılacağı zaman başucuna bıçak, soğan, sarımsak
bırakılır. |
|
Kırkı
çıkmamış kadın bir eve gittiğinde mersin yaprağı batırılmış suyu
gittiği eve döker, daha sonra eve girer. |
|
Kırklı
çocuğu olan iki kadın iğne değiştirir, yoksa kırk kalkmaz. |
|
|
|
Eşyalarla İlgili Halk İnançları: |
|
Elden
ele makas alınmaz, makas düşman sayılır. |
|
Makasın
açık kaldığı evde kavga çıkacağına inanılır. |
|
Makası
açık bırakınca düşmanın ağzı açılır. |
|
Sabun
bir başkasına el üstünde verilir. |
|
Yatağa
çorapla girilmez. |
|
Yemekten
sonra kaşığın ağzı yukarı çevrilir, yoksa nasip kapanır. |
|
Kapakla
su içilmez, nasip kapanır. |
|
Ava
giden kişiye "Nereye gidiyorsun?" diye sorulmaz. Sorulduğu takdirde
kişi avlanamaz. "Rastgele"denir |
|
Yol
kenarında yatılmaz. Yatan kişileri "yel üstünde gidersin" (şeytan
çarpar anlamında) denilir. |
|
Ava
giden kişiyle konuşulmaz, rızkı kesilir. |
|
|
|
Evle
İlgili Halk İnançları: |
|
Ezandan
sonra komşuya ekmek mayası verilmez. |
|
İki
gelin aynı eve alınmaz. |
|
Saçak
altından geçen çarpılır. |
|
Evden
bir kişi gurbete gittiği zaman o gün ev süpürülmez, dışarıdan
misafir alınmaz. |
|
Kapı
eşiğinde oturulmaz, insan bekar kalır. |
|
Kapı
eşiğinde oturulmaz, kapı eşiğinde şeytan bulunur. |
|
|
|
Atmosfer
ve Gökcisimleri ile İlgili Halk İnançları: |
|
Geceleri
tırnak kesilmez |
|
Geceleri
aynaya bakılmaz. |
|
Gece
sakız çiğnenmez, çiğneyenler için ölü eti yiyor denir. |
|
Gece
ayağı ile oynayanın anne ya da babasının öleceğine inanılır. |
|
Gece
ıslık çalınmaz, çalan için şeytanı çağırıyor denir. |
|
Gece
örümcek almak günah sayılır. |
|
Gece
yıldızları saymak iyi değildir denir. |
|
Gece
dışarıya kül atılmaz. |
|
Gece
yorgan kaplanmaz. |
|
Gece
çamaşır yıkanan yerden geçilmez, çamaşır sularının üzerine basılmaz. |
|
Gece
kapı arkasında oturulmaz, oturanın iftiraya uğrayacağı düşünülür. |
|
Gece
vaktinden önce horoz ötmesi uğursuzluk sayılır. |
|
Gökkuşağının altından geçen insanın cinsiyet değiştireceğine
inanılır. |
|
Kayan
yıldız ölüme işarettir. |
|
Şimşek
çakarken kırmızı giysi giyilmez. |
|
Gece
gizlice ay ışığında, gölgede yıkananlar ay gibi parlak olur. |
|
Dolunayda doğan çocuk uğurludur, geleceği ışıklıdır. |
|
Gece aya
doğru tükürmek, sövmek uğursuzluk getirir. |
|
Gün
dönümünde tarım işleriyle uğraşılmaz, düğün dernek yapılmaz. |
|
Güneş
tutulacağı zaman hayvanlar korkudan bağırırlar, güneşin tutulacağını
önceden sezerler. |
|
Ay hilal
halinde iken iki ucu aşağı olursa o ay yağmurlu, yukarı doğru olursa
kurak olur. |
|
Ay
yeniye geçmeden tohum ekilmez, ekin biçilmez. |
|
Aysız
günlerde ağaç kesilmez, kesilirse kerestesi dayanıklı olmaz. |
|
Aysız
günlerde yaylaya çıkılmaz, yayladan inilmez, ormana gidilmez. |
|
|
|
Atmosfer
Olaylarıyla İlgili Halk İnançları: |
|
Nisan
yağmuru zemzem suyu gibidir, uğurludur. Nisan yağmurunda ıslanmak
insana sağlık verir. |
|
Gökkuşağının altında bir erkek geçerse kız, kız geçerse erkek olur. |
|
|
|
Mevsimlerle, Aylarla ve Günlerle İlgili Hak İnançları: |
|
Cuma
saati yola çıkılmaz. |
|
Cuma
günü salâ ile ezan arasında iş yapılmaz. |
|
Cumartesi ve Salı günleri çamaşır yıkanmaz. |
|
Çarşamba
günü yorgan kaplayan hastalanır. |
|
İkindiden sonra el işi yapılmaz. |
|
Salı
günü başlanan iş sallanır, bu nedenle işe başlanmaz. |
|
Salı
günü yola çıkılmaz. |
|
Sabah
işe giden erkeğin önünden kadın geçmez, geçerse o erkeğin işi rast
gitmez. |
|
Salı ve
Cumartesi günleri çamaşır yıkanmaz. |
|
Martın
birinci günü eve dışarıdan kimse giremez, girerse buzağılar, kuzular
ölür. |
|
Ocak
ayının birinci günü görülen kimse sana iyi gelirse o yıl yaşarsın,
iyi gelmezse hasta olursun. |
|
Salı
günü çamaşır yıkanmaz, yıkanan çamaşırı giyen kişi onu kirletemez,
ölür. |
|
Cuma
günleri dışarı toz dökülmez, işe gidilmez. |
|
Cuma
günü örgü örülmez, insan kısmetini kaybeder. |
|
Cuma
akşamı tırnak kesilmez, insan gözden düşer. |
|
Cumartesi günü yorgana çarşaf kaplanmaz, çünkü Cumartesi kaplanan
çarşaf ölü ister. |
|
Koç
katımında koçun üzerine kız çocuğu bindirilirse doğacak kuzu dişi,
oğlan çocuk bindirilirse erkek olur. |
|
Ava
giden kişiye "Nereye gidiyorsun?" diye sorulmaz. Sorulduğu takdirde
kişi avlanamaz. |
|
Yol
kenarında yatılmaz. Yatan kişileri "yel üstünde gidersin" (şeytan
çarpar anlamında) denilir. |
|
|
|
Hayvanlarla İlgili Halk İnançları: |
|
Baykuşun
saçakta ötmesi ölüme işaret sayılır. |
|
Bir
insanın başka bir insana domuz demesi uygun bulunmaz; diyenin
iştahını kırk gün kesileceğine inanılır. |
|
Bir evin
çevresinde kargaların gezinip uçması iyi sayılmaz. |
|
Ezan
sırasında duyulan köpek uluması ölüm haberi sayılır. |
|
Kuşun
gagasıyla cama vurması gelecek haberin işareti sayılır. |
|
Kedinin
kıbleye dönüp ön ayaklarıyla başını kaşıması yağmur yağacağına
işaret sayılır. |
|
Leyleği
havada gören o yılı durmadan gezerek geçirir, yerde gören evinde
oturur. |
|
Örümcek
tutmak fakirliğe yol açar. |
|
Yalan
yere yemin edenin başında yemin tutmasın diye ekmek çevrilip köpeğe
atılır. |
|
Yaranın
üzerinde ekmek ya da şeker çevrilir, sabah ezanından önce bir köpeğe
atılırsa yara geçer. |
|
Yılan
öldürülüp, suya atılırsa ve yılan suda kaybolursa yağmur yağar ve
durmaz, seller olur. |
|
Kurt
uluyunca ya ayaz olur ya kar yağar . |
|
Bir evin
başında baykuş öterse, o evde biri ölür yada bir yıkım olur. |
|
İnek ilk
yavrusunu doğurduğunda ilk sütün (ağız) içine kömür atılarak
dağıtılır.Yoksa inek sütü kesilir. |
|
İneğin
sütünü yere sağmak iyi değildir, hayvan hastalanır. |
|
İlk
yaylaya çıkışta sığırların ortasından bir yabancı geçerse sığırlar
hamile kalmaz, doğum yapmazlar. |
|
Bir
kimsenin önünden kara kedi geçmesi uğursuzdur. |
|
Baykuş
ötmesi uğursuzluktur, yanan bir odun alınarak baykuşa atılmalıdır. |
|
Bir
kişinin önüne tavşan çıkması uğursuzluktur, mümkünse gidilen yoldan
geri dönülür. |
|
Çakal
uluyunca yere tükürmek gerekir, yoksa insanın başına bir yıkım
gelir. |
|
Çakal ulumaya başlayınca hava
açacak, günlük güneşlik veya yağışlı olacak demektir. |
|
Kedi ile
aynı yerde yatmak doğru değildir. Kedi insanın ruhunu çalar, ömrünü
kısaltır. |
|
Köpeğin
vakitsiz gece havlaması, horozun vakitsiz ötmesi, öküzün gece
böğürmesi kötü şeylere işarettir. |
|
Köpek
havaya doğru bakarak havlarsa kan dökülecek demektir. |
|
Güvercin, kumru, kırlangıç, leylek öldürmek günahtır. |
|
Avlanan
hayvan başkasına verilmez, verilecekse karşılığında demir para
alınır. |
|
Tavuğun
horoz gibi ötmesi uğursuzluktur, öten tavuk kesilir. |
|
Hıçkırık
tutunca; Bir kimse andı denir ve dostsa ansın, düşmansa çatlasın
diye söylenir. |
|
Sağ göz
seğirmesi sağlığa, sol göz seğirmesi varlığa işaret sayılır. |
|
Saç
taramasında tarakta kalan saç sokağa atılmaz; atılırsa bir tavuğun
ayağına dolanır, sürekli başın ağrır. |
|
Sol avuç
kaşınırsa para gelir, sağ avuç kaşınırsa para çıkar. |
|
Sırtında
giysisini diken aklını dikermiş. |
|
|
|
İnsan
Vücuduyla İlgili Halk İnançları: |
|
Elleri
diz üzerinde kavuşturmak, parmakları birbirine geçirip el bağlamak
iyi değildir, insanın kısmeti kapanır. |
|
Parmakların çatırdaması iyidir, insanın sağlıklı olduğunu gösterir. |
|
El
yıkanırken önce sağ elden başlamalı, önce sol elden başlamak
uğursuzluk getirir. |
|
Tokalaşırken yada birisine bir şey verirken sağ el kullanılmalıdır,
sol el uğursuzluktur. |
|
Çorap
giyilirken ayağın Kıbleye doğru uzatılması doğru değildir. |
|
Sağ avuç
kaşınırsa para gelir, sol avuç kaşınırsa elden para çıkar. |
|
Akşam
sakız çiğnenmez, akşam çiğnenen sakız ölü etidir. |
|
Saç
taranırken dökülenler toplanır, ölünce o kişinin kabrine konur.
Çünkü bu saçlar kıyamet gününde tekrar bitecektir. |
|
Akik
taşı kanamayı keser, insanı yoksulluktan kurtarır. |
|
Gözün
seğirmesi olumsuzluğa işarettir, çevrede ölüm meydana gelebilir. |
|
Sol üst
azı dişi düşerse evlat yada kardeşin öleceğine inanılır |
|
Kesilen
saçın üzerine basılmaz, basılırsa o kişinin başı ağrır. |
|
Ava
giden kişiyle konuşulmaz, rızkı kesilir. |
|
|
|
Karanlık
ve Işıkla İlgili Halk İnançları: |
|
Gece acı
(biber, soğan, sarımsak) evden dışarıya verilmez. |
|
Kısmet
ile ilgili Halk İnançları: |
|
Eller
birbirine bağlanmaz, bağlanırsa kısmetin kesilir denir. |
|
Ellerini
kavuşturanın kısmeti kapanır, anası ölür denir. |
|
Gelin
ayakkabısının altına kızların adları yazılır, düğün sonunda kimin
ismi silinmediyse önce onun evleneceğine inanılır. |
|
Gelin
arabasının önünden geçilmez. |
|
Kızlar,
iki öğün arasında yemek yerse kısmeti kapanır. |
|
Kapı
eşiğinde oturmak iyi değildir, oturanın kısmeti kapanır. |
|
|
|
Ocak ve
Ateşle İlgili Halk İnançları: |
|
Ateşle
oynayan çocuk altını ıslatır. |
|
Çamaşır
kazanı uzun süre ateşte bırakılmaz, bırakılırsa o evden cenaze çıkar
denir. |
|
Sobada
ve ocakta odunların ses çıkararak yanması o ev sahibi hakkında
dedikodunun yapıldığına inanılır. |
|
Yeşil
soğan ve yumurta kabuğu yakılmaz. |
|
Ateşe
tükürmek, ateşe sövmek, ateşe tırnak atmak, su dökmek uğursuzluk
getirir. |
|
Ateş
sönünce cinler, periler ocak başına toplanır. |
|
Ateşi
söndürmek için su dökülmez, ateş toprakla örtülür. |
|
Külün
üstüne su dökülmez, işenmez. |
|
Gece kül
dökülmez, evin bereketi kaçar. |
|
Yağmurun
dinmesi için avluya sacayağı atılır, sacayağının ortasına da bıçak
saplanır. |
|
Gece
külün yanından geçilmez, üstünden atlanmaz, şeytan gelir. |
|
Karaağaçtan beşik, sandık yapılmaz. |
|
Üzümün
tanesini, karpuzun sap kısmındaki kabuğunun içini yiyenler yetim
kalır. |
|
Ekin
ekili tarlada işenmez, cinsel ilişkide bulunulmaz. |
|
Ekin
savrulurken harmanın içerisinden geçilmez, geçilirse harmanın
bereketi azalır. |
|
Ekin
ekmeye, ekin biçmeye giden kimselerin önceden yıkanması, abdest
alması uğur getirir. |
|
Nar
tanelerini yere dökmek günahtır, nar cennet meyvesidir. |
|
Yoğurt
veya süt dışarıya verilirken üzerine üzerlik, kömür, yeşil yaprak
konulmazsa ineğe nazar değer. |
|
Dut
ağacı dibinde yatmak, oturmak doğru değildir, cin çarpar. |
|
Tarla
sınırında uyuduğunda insanı ağırlık basar, çarpılır. |
|
|
|
Ölüm ile
ilgili Halk inançları: |
|
İşi
yarıda bırakanın ölümü zor olur denir. |
|
Mahalle
halkından ölen olursa dolu su kapları boşaltılır. |
|
Ölünün
yıkandığı yerde yedi gece mum yakılır. |
|
Ölü
geçerken tırnaklara bakılmaz. |
|
Ölünün
gözleri açıksa daha dünyasına doymamış denir. |
|
Ölünün
gözleri açıksa, arkasında kısa süre sonra bir başkasının öleceğine
inanılır. |
|
|
|
Özel
Günlerle İlgili Halk İnançları: |
|
Dince
kutsal sayılan gecelerde süpürge işi yapılmaz. |
|
İki
bayram arası düğün yapılmaz. |
|
İki
bayram arası nikâh kıyılmaz. |
|
Kurban
bayramının ilk üç günü elişi yapılmaz. |
|
Yedi
hafta boyunca Cumartesi günleri çamaşır yıkayanın evinden cenaze
çıkar. |
|
Arefe
günü, yakını ölen kişi dikiş dikmez. |
|
Arefe
günü eve odun getirilmez, getirilirse eve odunlarla birlikte mutlaka
yılan girer. |
|
Hıdırellez günü gün doğmadan eve getirilen suyla yoğurt
tutturulabilir, mayaya gerek yoktur. |
|
|
|
Ruh,
Mezarlık, Türbe ve Ziyaret Yerleri ile İlgili Halk İnançları: |
|
Esnerken
ağız kapanır, kapamayan şeytana ezan okumuş sayılır. |
|
Meleğin
sağ, şeytanın sol omuzda olduğuna inanılır. |
|
Mezar ve
mezarlığa doğru parmak uzatılmaz, uzatılırsa o parmağın ısırılıp
ayak altına alınması gerekir. |
|
Parmak
kütletilmesi şeytanlara tespih çekmek olarak düşünülür. |
|
Parmak
kütletenin şeytanlar başına toplanır. |
|
Türbeden
dışarıya bir şey, bir nesne götüren kişiler çarpılır. |
|
Ölüye talkın verilirken can
gelir, kalkmak ister, başına tahtaya çarpar. O zaman ölü "eyvah ben
ölmüşüm" der. |
|
Ölen bir
kişinin etleri ölümünden 40-52 gece sonra kemiklerinden ayrılır. |
|
Ölünün
etleri kemiklerden kolay ayrılsın diye o gece evinde dua edilir. |
|
Bir kişi
gömüldükten sonra ruhu 7 gün evini ziyaret eder. |
|
Ayakkabı
çıkarıldığında ters dönerse, ayakkabı sahibinin tez vakitte öleceği
düşünülür. |
|
Rüyada
ölü görmek diriye işarettir, misafir gelir. |
|
Yatarken
çorapları baş tarafa koymak iyi değildir, insan çabuk ölür. |
|
Eve ölü
girmesi iyi değildir, eve dışarıdan ölü getirilirse o evden birbiri
ardı sıra üç ölü çıkar. |
|
Resim
yapmak günahtır, resim yapan kişi ahrette ona can verecektir. |
|
Mezarlıktan taş, toprak alınmaz. |
|
Ölü
gömülene kadar ev süpürülmez, çamaşır yıkanmaz, eve su getirilmez. |
|
Mezarlık
genişletilemez, çünkü ölü sayısı artar. |
|
|
|
Rüya ile
İlgili Halk İnançları: |
|
Rüyada
minare görmek sevinçli haberdir, ölü diri getirir, yeşil muradtır |
|
Rüyada
yumurta görmek kötü söze ve dedikoduya işaret sayılır. |
|
Rüyada
beyaz koyun görmek kışa ve yağacak kara işarettir. |
|
Rüyada
insan pisliğini görenin eline para geçer. |
|
Rüyada
kız çocuğu gören sıkıntılı haber alır. |
|
Rüyada
erkek çocuğu gören sevinçli haber alır. |
|
Rüyada
eline altın alan para kazanır. Rüyada al at göre muradına erer. |
|
|
|
Taş ve
Su Kültüyle İlgili Halk İnançları: |
|
Suya
kızgın kül dökülmez; yapanların uğrayacağına, yani cin çarpmasına
tutulacağına inanılır. |
|
Lağıma
bulaşık suyu dökülmez, döken çarpılır. |
|
Su
içerken sol el başın üstüne götürülür. |
|
Yemekte
bardaktan su dökülürse eve misafir gelir. |
|
Gece
göle girmek iyi değildir. Geceleri cinler, peri kızları gölde
yıkanırlar. Girenlerin ruhlarını periler çalar. |
|
Çeşme
başında uyunmaz, şeytan gelir. |
|
Büyük,
kökü derinde olan taşın üzerinde uyunmaz, şeytan gelir. |
|
Çamaşır
yıkanan suyun üzerinden geçilmez, bu suda şeytan olur. |
|
|
|
Tarım ve
Bitkilerle İlgili Halk İnançları:: |
|
Ayva çok
olan yerin kışı azgın olur denir. |
|
Çam
ağacının kozalağının çok olması o yıl kışın şiddetli olacağına
işaret sayılır. |
|
Dört
yapraklı yoncayı bulanın talihinin açılacağına inanılır. |
|
Karaağaçtan beşik, sandık yapılmaz. |
|
Üzümün
tanesini, karpuzun sap kısmındaki kabuğunun içini yiyenler yetim
kalır. |
|
Ekin
savrulurken harmanın içerisinden geçilmez, geçilirse harmanın
bereketi azalır. |
|
Ekin
ekmeye, ekin biçmeye giden kimselerin önceden yıkanması, abdest
alması uğur getirir. |
|
Nar
tanelerini yere dökmek günahtır, nar cennet meyvesidir. |
|
Dut
ağacı dibinde yatmak, oturmak doğru değildir, cin çarpar. |
|
Tarla
sınırında uyuduğunda insanı ağırlık basar, çarpılır. |
|
|
|
UĞUR VE
UĞURSUZLUKLA İlgili halk İnançları: |
|
Ayak
ayak üstüne atılarak yemek yenmez, sofraya saygısızlıktır denir ve
kıtlığa işaret sayılır. |
|
Ayna
kırılması uğursuzluktur; aynanın kırıldığı ev yedi sene iflâh olmaz
denir. |
|
Ayın
13`ü uğursuz sayılır, o gün hiçbir şey yapılmaz. |
|
Arabanın
önünden geçilmez. |
|
Arabanın
önünden tavşan geçmesi uğursuzluk sayılır. |
|
Ayakta
pantolon giymek yoksulluğa işaret sayılır. |
|
Akşam
karanlığında kimseye süt verilmez, verilirse hayvan sütten kesilir
denir. |
|
Bir şeyi
kırk kere söylersen olur denir. |
|
El ve
ayak tırnakları birden kesilmez, kesenin bir üzüntü bir sevinçle
karşılaşacağına inanılır. |
|
Hapse
giren, ölen birinin yüzüğünü takarsa çabuk çıkar denir. |
|
İnsan
üzerinde giysi söküğü dikilmez. |
|
İnsanın
önünden kara kedi geçmesi uğursuzluk sayılır. |
|
İğde
dalı, leylek boku ve mavi boncuk bir araya bağlanır, koltuk altına
konursa nazar değmez denir. |
|
İki
kadının arasından geçen erkek karısına söz geçiremez. |
|
Köpek
uluması iyi sayılmaz, duyulduğunda sahibine uluyasın denir. |
|
Küle
basılmaz, basan çarpılır denir. |
|
Karanlık
yerden geçilmez, geçilmek zorunda kalınırsa destur denir. |
|
Kapı
eşiğine basma, iftiraya uğrarsın denir. |
|
Kuş
pisliği başa düşerse para gelecek denir. |
|
Kulak
çınlaması uğursuzluk sayılır. |
|
Kesilen
tırnak yere atılmaz, üstüne basılmaz. |
|
Kara
kedi görmek uğursuzluktur denir. |
|
Kapının
eşiğinden içeriye sağ ayakla girmek uğur getirir. |
|
Merdiven
altından geçmek uğursuzluk sayılır. |
|
Mavi
boncuk nazarı engeller. |
|
Pazarda,
pazarcıdan ilk alışveriş yapan kişinin aldığı malın parasını tezgaha
atması uğur sayılır. |
|
Suyun
boş yere kaynatılması uğursuzluktur. |
|
Terlik
ve ayakkabının ters dönmesi iyi değildir. |
|
Tuvalette konuşulmaz, uğursuzluktur. |
|
Tavuğun
ötmesi uğursuzluk sayılır. |
|
Tahtaya
üç kez vurmanın kötülükleri kovacağına inanılır. |
|
Terlik
ve ayakkabı ters çevrilirse evden ölü çıkar. |
|
Yüzüğün
sol ele takılması iyi sayılmaz. |
|
Yeni
evlenen erkeğin düğününden sonra eve ilk girişinde bardak kırması
uğurlu sayılır. |
|
Yemin
eden kişi, yemin ederken sağ ayağını kaldırırsa yemini kabul olmaz. |
|
Ödünç süt verilirken içine
kömür parçası ya da yaprak atılır, atılmazsa hayvanın sütünün
kesileceğine inanılır. |
|
Hastalar
kurşun dökülür. |
|
Kaza
geçiren kişinin yeniden kaza geçirmemesi için başında tuz ya da para
çevrilir. |
|
|
|
Yol ve
Yolculukla İlgili Halk İnançları: |
|
Yol
kenarında yatılmaz. Yatan kişileri "yel üstünde gidersin" (şeytan
çarpar anlamında) denilir. |
|
Ava
giden kişiyle konuşulmaz, rızkı kesilir. |
|
Eşyalarla İlgili Halk İnançları:: |
|
Yemekten
sonra kaşığın ağzı yukarı çevrilir, yoksa nasip kapanır. |
|
Kapakla
su içilmez, nasip kapanır. |